12 Kasım 2008 Çarşamba

Çook açım.. Ama yine de gülebiliyorum..

Bugün benim için oldukça sakin ve neşeli bir gündü. Uyudum, uyandım, karnımı doyurdum, anneciğime ve babacığıma gülücükler saçtım. Annem ise çok yoğundu. Hem benimle ilgilendi, yemek yaptı hem de komşularımızı ağırladı.
Resimde saat 12:00 idi ve yeni uyanmıştım. Karnım çok açtı. Anneciğim demir ilacımı verdi. Yarım saat birşey yememem gerekiyordu. Açlığa hiç tahammülüm yok. Anneciğime beni beslemesi için dil döküyorum..


Ama annem türlü oyunlarla ve şarkılarla bana açlığımı unutturdu ve neşeyle anneciğime eşlik ettim...

10 Kasım 2008 Pazartesi

Uzun Bir Günün Sonu

Uyuyan Bir Melek-Video


Arkaplan müziği: Norah Jones -The Long Day Is Over

İki aylığım



Bugün 10 Kasım. İkinci ayımı doldurdum. annem ve babam beni öperek kutladılar.



Ay dönümlerini sevmiyorum çünkü o günlerde aşılarımı yaptırdığım için hep acı çekiyorum.



Bugün, gerçekten de çok yorucu bir gün oldu. Verem savaş dispanserinde verem aşım yapıldı. Çok ağlamadım. Ardından aylık kontrolüm için hastaneye gittik.


Doktor amcam kilomu, boyumu ve baş çevremi ölçtü. Kilom 5,170 gr., boyum 59.5 cm, baş çevrem ise 37,8 cm olmuş.


Doktor amca sürekli olarak çok iyi, çok iyi, mükemmel derken anneciğim ve babacığım, aferin benim kızıma, maşallah, maşallah dediler.. Büyüdüğüm için ek vitaminlere başladık. Demir ilacı 8 damla, multivitamin 0,5 cc., D-vit 3 damla..



Ardından kalça ultrasonum çekildi, karma aşım yapıldı.. Eve geldiğimde çok ama çok yorgun olduğum için derin bir uykuya daldım..

6 Kasım 2008 Perşembe

Güneşleniyorum

Sonbahar güneşiyle tanıştım. Hava güzel oldukça anneciğim beni dışarıya çıkarıyor. Yüzüme güneş geldikçe içi rahatlıyor.












Ben de arabamda mışıl mışıl uyuyorum..

5 Kasım 2008 Çarşamba

Hooop dönüyorum...


Karnımın üzerinde yatarken birden dönüverdim.. Buna benim kadar anneciğim de çok şaşırdı. Daha sonra tekrar deneyeceğiz.

Pembe çoraplarım ile ayaksız pijamamı giydim..


Olcay halacığım, aldığın çorapları giydim. Yakışmış mı?


Ayrıca büyüdüğüm için gündüzleri ayaklı pijamamı giyiyorum. Çok daha rahatmış..

"AGU"dedim


Bugün annem güneşlenmem için beni dışarıya çıkardı. Hava çok güzeldi ve bol oksijenle güneş aldım. Eve geldiğimizde neler yaşadığımı anneciğime; "aaa, ııı, auu, eei" ve "agu" diyerek anlattım. Babacığım işten eve geldiğinde de ona "aguu" dedim. Ayrıca anneciğime bugün bol bol gülümsedim. Kısacası keyfim çok yerindeydi..

GEÇMİŞE DÖNÜŞ

Bloğu oluştururken, hayatımın ilk saatlerine ilişkin herhangi bir fotoğraf koymamıştık. Bu büyük bir eksiklik olduğundan, hayatımın ilk saatlerini "Arşiv" isimli başlık altında sizlerle paylaşıyorum.. İlk resim, benim ilk yatağım, hastanedeki odamız.. Henüz anneciğimin karnındayım.. Hastanedeki odamda Anneciğim ve Gönül teyzem var. Hastane bahçesinde ise babacığım, anneannem, dedem, babaannem ve Olcay halam merakla ve heyecanla bekliyorlar.. Doğumhaneden telefon gelmesi gerekiyor fakat bir türlü aramadılar..





Ve işte yatağımdayım.. Ama nerede olduğumu hiç ama hiç bilmiyorum..





Bildiğim tek şey, anneciğimin karnındayken daha huzurlu ve mutluydum.. Dünyaya alışmam biraz zaman alacak galiba..






Gönül teyzemin kucağı, yatağımdan daha sıcak.. Hastanede anneciğimin ve benim yanımda Gönül teyzem kaldı. Tek hatırladığım, derin uykumun arasında zorla süt içmem için annemin ve onun zorlamasıydı.. Oysa o kadar çok uykum vardı ki, süt içmek umrumda bile değildi.. Bu inadım, beş gün sürdü.. Sonunda babacığımın şahane buluşu işe yaradı ve süt içmenin tadına vardım.. O günden beridir, en çok anneciğimin kucağında süt içmekten hoşlanıyorum..





Resimde Babaanneciğim ve Gönül teyzeciğim beni giydirirken Olcay halacağım ve anneanneciğim merakla izliyorlar..

Nuray Teyze annemin arkadaşı.. Onunla ikinci gün tanışabildim. İlk gün ziyaret saatini kaçırdığı için hastaneye gelememişti..



İkinci günüm.. Dünyaya biraz daha alıştım. Sürekli uyuyorum. Pek ağlamıyorum, beslenmiyorum. Anneciğimin ameliyat ağrıları var. Babacığım hastanede sürekli bizimle. Kendimi çok güvende hissediyorum..


4 Kasım 2008 Salı

Olcay Halamın kucağında..


Olcay Halam kucağında uyuyaya kaldığım, babacığımdan sonraki, ilk kişi.. Öyle kolay kolay uyumadığımdan annem, Olcay Halamın kucağında uyumama çok şaşırmıştı. Ama öyle huzur vericiydi ki, dalıp gitmişim.. Olcay Halam, 29 Ekim tatilinde geldi ve bir gün kaldı.. Keşke daha uzun kalsaydı. Umarım en kısa sürede tekrar gelir. O gelinceye kadar hep bana aldığı çorapları giyeceğim.. Seni çok seviyorum Olcay Halacığım..

Hatice Teyzem

Resimdeki Hatice Teyzem. Ramazan Bayramı tatilinden sonraki hafta beni ziyarete gelmişti. Teyzemin içten ve neşeli tavırları hem annemi hem de beni çok mutlu etti. Evde canımız hiç sıkılmadı.. Kuzenlerim, Ezgi ve Efe yanında yoktu. Onlarla belki yazın tanışırız..

Çok yorgunum..



Cumartesi günü hava çok güzeldi.. Babam, annem ve babaannemle birlikte dışarıda yürüyüşe çıktık.. Annem güneş görmem için yüzümü hep açık bıraktı. Güneşin bana geldiğini görünce içi çok rahat ediyor.. Eve gelince biraz karnımı doyurdum ve gördüğünüz gibi annemin omzunda sızdım..

Uyumak benim için ne kadar zor..

Uyumak benim için bazen çok zor olabiliyor.. Annem ve babam benim uyumam için ellerinden geleni yapıyorlar ama bazı geceler ortada hiçbir sebep yokken, yani altım kuru, karnım tok ve içimde hava yokken, bir türlü uyuyamıyorum. Örneğin dün gece annem 04.30 a kadar uyumam için uğraştı. Bir ara babam, uyumam için benimle konuştu.. Gerçekten de zor bir geceydi..

3 Kasım 2008 Pazartesi

Babaannemi çok seviyorum..

BABAANNEM ve OLCAY Halam, 29 Ekim tatilinde beni ziyarete geldiler.. Onlarla oldukça eğlenceli vakit geçirdim.

Babaannem benimle konuşunca ve bana gülünce ben de neşeleniyorum.. Babaannemi çok seviyorum.. Keşke hep yanımızda olsa.. Onu çok özleyeceğim..