24 Mayıs 2009 Pazar

Babaanne gitmeyi ertelesene

Babaannem ile çok iyi anlaşıyoruz. O benimle oynuyor, bana yeni kelimeler öğretmeye çalışıyor. Ben de ona bol bol gülüyorum. Hiç huysuzluk etmiyorum.
O yakında Ankara'ya dönecek. Gidince üzüleceğim, umarım gidişini bir kaç hafta daha geciktirir. Hem belki bu sürede ben de yürümeye başlarım.Sürekli antreman yaptığım için erkenden yürümem hiç de şaşırtıcı olmaz.



Olcay Hala (Tiessee)

Olcay Halam hafta sonu beni görmeye geldi. Ona "tiessee" dedim. Babam, annem, babaannem ve halam ile mutlu aile tablosu oluşturduk.

Babacığımla gezinti




Hafta sonları hava güzel olduğunda babacığım da bizim gezilerimize katılıyor. Tabii babacığım varken ben arabamı unutuyorum çünkü onun kucağında gezmek daha çok hoşuma gidiyor..

23 Mayıs 2009 Cumartesi

En Son Numaram


Yatağımda ayakta durmak en son numaram, yakında yatağımdan tek başıma çıkarsam hiç şaşırmayacaklar.

Yaz geldi, sürekli dışarıdayım..

Babaanneciğim, anneciğim tezine çalışsın diye beni hergün iki üç saat dışarıya çıkarıyor. Kahvaltımı yapar yamaz hemen kıyafetlerimi giyiyor, şapkamı takıyorum. Ne zaman dışarıya çıkılacağını anlasam hemen neşe çığlıkları atıyorum.


















Babaannemle birlikte parka gidiyoruz, pazar yerinde dolaşıyoruz. Pazar yeri serin olduğu için öğle sıcağında güzel bir uyku çekiyorum. Sonra piknik yapıyoruz, ben kraker yiyor su içiyorum. Eve geldiğimde o kadar neşeli oluyorum ki gezintiden memnun kaldığım hemen anlaşılıyor..

Çook mutluyuz..




Anneciğim, babacığım ve ben birlikte resim çektirmeyi çok seviyoruz. İyi ki fotoğraf makinasının geç çekim özelliği var. Hepimiz 10 saniyede bir araya gelelim derken bazı komiklikler de olmuyor değil.. Anneciğim veya babacığım gülerken ben de onlara bakıyorum. Tam o anda fotoğrafım çekilmiş oluyor..

Gül Bebek

İlk bebeğim Gül Bebek.. Gül gibi kırmızı elbisesi var.. Babaanneciğim getirdi.. Şimdi kendisine zaman zaman biraz kızgın baksam da ileride daha çok seveceğimden eminim..

Babacığımın kucağında ayakta duruyorum..


Babacığım beni omzuna aldığında, kucağında koltukta oturuyormuşum gibi gezdirdiğinde veya elinin içinde ayakta durduğumda çok mutlu oluyorum.. Benim üzülmemi ve ağlamamı hiç istemiyor.. Akşamları eve geldiğinde sevinç çığlıkları atıyorum. Hafta sonları ise çok ama çok mutlu oluyorum.

Uzuuun bir aradan sonra..


Artık yaz geldi, en son 1.5 ay önce anneciğim bloğa yazmıştı. O zamandan bu zamana pek fazla kilo almasam da :( pek çok şeyi daha fazla yapıyorum. Örneğin ayakta kısa sürede olsa durabiliyor, ekmeğin içini parmaklarımla koparıp ağzıma götürüyor ve yiyebiliyorum. Bardaktan su içiyorum. Kraker yemeğe bayılıyorum. Geçen hafta ilk kez anneciğimin yaptığı keki ve dün akşamda ıspanaklı böreğini yedim. Çok ama çok lezzetliydi. İkinci bir kek için mutfağa giden babacığıma "kek keek" diye bağırdığımı hatırlıyorum. Ayrıca artık müzikli oyuncağımın ipinden yardımla çeksem de müziğine "na na naaa" diye şarkı döylerek eşlik ediyorum. Söylediğim kelimeler de var. Babacığıma bakarak "baba", "dede", "anne", "kek", "beş", "dört", "iki"..
Sayıları bana babaanneciğim öğretti. "Hadi parmakları sayalım" dediğinde, parmaklarımı gösteriyorum. Ama en çok "dört" demeyi seviyorum.. Babaanneciğim, geçen hafta beni hemen hergün dışarıya çıkardı. Biz dışarıdayken de annem daha rahat tezine çalıştı.


Hava güzel olduğunda dışarıdaki çimlerin üzerine oturmaya bayılıyorum. Otları koparmayı ve yemeyi çok seviyorum ama tam ağzıma götürecekken "cıss, o yenmez.." ikazıyla duruyorum.





Ama bazen çaktırmadan otları ağzıma götürmeyi başarabiliyorum. Bu resimde o anlardan birisinde çekilmiş.. Tabi istemeyerek :)