3 Ağustos 2009 Pazartesi




Tandık, ımpık, tede (baba), tedenne (babanne), ağaıç (ağaç), saş(saç), saaş(saat), pop(top), bak, aynum(maymun), pi (fil), dikkaç (dikkat), papak (kapak), tedi (kitap), kedi, anne, baba, dede çok sık kullandığım kelimelerim.. Bazen söylenilen bir kelimeyi aynen tekrarlıyorum, buna hepimiz çok şaşırıyoruz..

Ankara'da





















































Bir ay önce Ankara'ya babaannemlere gittik. Orada baaannem, Olcay ve Seher halam, Ahmet Amca, Ayşe Yengem, Gönül teyzem, Berdan, Emre, Bengisu, Deniz kuzenlerimle birlikteydik.. Bu kısa tatil hepimize çok iyi geldi.. Ama en çok da bana..

Çok uzun zaman oldu..












O kadar uzun zaman geçti ki, bloğa resim koymayalı, anneciğim nasıl yapıldığını neredeyse unutuyormuş..


Şu an 10 ay 23 günlüğüm.. Bir hafta sonra 11 aylık olacağım..

Haziranın ikinci haftasında ilk iki dişim belirmeye başladı, şimdi de üstteki dişlerim çıkıyor.. Hatta üstteki bir dişim epey görünüyor.


Sıralıyorum, 15 saniye kadar ayakta duruyor, ayakta el çırpıyorum. Emekliyorum.. Salonun içinde pırr dönüyorum. Aslında yürümeye başlardım ama birden bir korku geldi, ayakta durmayı çok sevmez oldum..


Alkış yapmayı, el sallamayı, pazar yerinde dolaşmayı, çimenlerin üzerinde oturmayı, caminin yanındaki parka gitmeti, şeftali ve kavun yemeyi, gece bahçesini özellikle igıl pigılı, babacığımla güreşmeyi çok ama çok seviyorum..