1 Haziran 2012 Cuma

Bahar geldi, okula gitmek daha keyifli..

 Evimizin önündeki bahçe.. Her tarafta çiçekler ve ağaçlar var.. Üzerimdeki tişörtümü ben seçtim. Üzerinde kızlarım var.. Yeleğim, başımdaki taçım ve kanatlarım ise Seher halamın hediyesi.. Eteğim de Gönül teyzemin..Şeker bebeğimle okuluma gidiyorum..
 Burası da okulumuzun yanındaki bahçe.. Babam beni okula götürüyor..

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Canım Kardeşim

Benim kardeşim oldu. Rüzgar Onur ismi.. Canım kardeşim diye seviyorum onu ben. Hiç kıskanmıyorum. Aksine anneme yardım ediyorum, bezini değiştirirken, gazını çıkarırken, uyuturken. Annem, kızım mutfağa gitmem gerekiyor, kardeşin ağlarsa sallar mısın, diyor bana, ben de tamam anneciğim diyor ve sallıyorum. Bazen ninni söylüyorum. Kardeşim de bana dikkatli dikkatli bakıyor ve susuyor o zaman. 

Bir an önce büyümeni istiyorum canım kardeşim, seninle oynayabilmek için..

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Hande Öğretmenim ve Müesser Annem

 Hande Öğretmenim ve Müesser Annem beni ziyarete geldiler. Ben çoook mutlu oldum. İkisinin ortasına oturdum ve onların ilgisinden şımardım.. Annem çilekli pasta da yapmıştı, onlarla birlikte pastamı yedim.. Hande Öğretmenim bana çok güzel tokalar almış, her gün takıyorum..

21 Nisan 2012 Cumartesi

Neredeyse Bir Sene Sonra..

Neredeyse bir sene geçmiş, bu bir sene içerisinde neler oldu neler.. Büyüdüm, çocuk oldum, abla oldum, okula giden büyük bir çocuk oldum. Yuvaya gitmiyorum artık, büyük çocukların gittiği anaokuluna gidiyorum.
Çok güzel konuşuyorum. Kendi yemeğimi kendim yiyorum. Kendi başıma giyinebiliyorum. Kıyafetlerimi çıkarabiliyorum. Dişlerimi fırçalayabiliyorum.
50'ye kadar sayabiliyorum. Hatta yardım edilse 100'e kadar bile sayabiliyorum. Şekilleri biliyorum. Harfleri tanımaya başladım. Pek çok çocuk masalı biliyorum. Sorulduğunda da gayet güzel anlatabiliyorum.
En sevdiğim renk pembe. Herşeyim pembe olsun istiyorum. Aslında tüm renkleri sevdiğimi söylüyorum tabii siyah dışında ama en sevdiğim renk pembe. Mor onun arkadaşı, o yüzden mor da seviyorum.
Şeker bebek benim bebeğim, ben onun annesiyim, annem de babası. Şeker bebek beni hiç üzmez. Ama Ececoş, annemin bebeği, o çok üzer beni, yemeğini hele bezelye püresini hiç yemez, Şeker Bebeğe bazen kötü davranır. O yüzden sık sık ceza alır..
Dedim ya çok büyüdüm abla oldum diye. Kardeşim oldu benim. Adı Başar Bilge olsun istemiştim başarılı olsun diye ama Rüzgar Onur oldu. Olsun, ben kardeşimi çok seviyorum. Ona masallar okurum, ana kucağında sallarım, annemin kucağındaysa gazını çıkarırım. Ağladığında yanına gider, onunla konuşurum. Pişik kremini, bezini getiririm. Anneme yardımcı olurum. Şimdi ben onu koruyorum, annem ileride büyüdüğünde onun beni koruyacağını söylüyor. Biz hem arkadaş hem de kardeşiz onunla, hiç kıskanmıyorum onu ben.
Şimdi son halimi koyuyorum bloğuma. Arada bir geçmişten fotoğraflar da koyacağız artık. Annem daha çok vakit ayıracak bloğuma..


Görüşmek üzere..

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Saçlarım Kıvırcık Benim..













10 Ocak 2011 Pazartesi

TAK TAKIŞTIR..

"Kolyemi taktım, bileziğimi taktım, elime de pembe kolyemi aldım. Ben işe gidiyorum. Görüşürüüüzz.."



31 Aralık 2010 Cuma

ANNEMLE

ARALIK AYI: BOLUYA YAĞAN İLK KAR

BANYO SONRASI











BABANNEMLE EVDE..

Babannemle evde küplerden kule, şehir kapıları yaptık. Tabii babaannemin en çok bana masal anlatmasını seviyorum.. "Evvel zaman içinde.." diye başlayan, "Babam düştü beşikten.." diye devam eden masallar.. Artık ben de masal anlatabiliyorum.. Tabi baştaki tekerlemeleri de söylerek..

ENGELSİZ PARK

Babaannem geldiğinde "Engelsiz parka"a gittik.. burayı çok seviyoruz.. Annemler dinlenirken ben de sallanıyorum, kayıyorum..








KASIM AYI.. BABAANNEMİN GELİŞİ

Kasım ayındaki en büyük değişiklik babaanneciğimin Bolu'ya Kurban Bayramı için gelmesiydi.. Bu bayram bizim için değişiklik oldu.. İlk kez Bolu'da, evimizde bir bayram kutladık.. Bayram ziyaretine gittik.. Tabii babaannemin gelişi hepimizi çok mutlu etti.. En çok da beni.. Birlikte Gölcüğe pikniğe gittik.. Burası Gölcük.. Babaanneciğim bize bayramın dördüncü günü geldiğinde bir hafta sonu hep birlikte Gölcüğe gittik.. Hava ve göl çok güzeldi.. Brilikte piknik yaptık, ben göle taş attım.. O kadar büyük bir taş attım ki göldeki su yüzüme sıçradı.. Halen daha hem pikniğimizi hem de gölden yüzüme sıçrayan suyu hatırlıyorum..

Babaanneciğim..

Babacığımla bol bol gölü izledik..


Hava güzel olsa da hastalanmama karşın sıkı önlemler alında.. Kim tarafından? Tabiiki annem tarafından..


EKİM AYINDA BEN..


Hafta içi daha çok evde zaman geçiriyorum.. Hafta sonları ise ailemle parka gidiyoruz.. Ama hafta içi çoğunlukla resim çalışmaları yapıyorum, oyuncaklarımla oynuyorum..

Çok çalıştığımda da yoruluyorum ister istemez.. Ben de hemen defterime uzanıp dinleniyorum..

Sema teyzem benim dadım. Onuna oyunlar oynuyoruz..

Televizyon izlerken dalıp gidiyorum..
Sonra yine resim yapıyorum, yazı yazıyorum..



Televizyon seyrederken kaju, fındık, antep fıstığı ve kuru üzüm yemek en sevdiğim şeyler..

İKİNCİ YAŞIM ve TÜM AİLE BİR ARADA

İkinci yaş günümü babannemlerde kutladık.. Kuzenlerim, halalarım, babaannem, yengem ve babamla annem.. hep birlikteydik.. Çok güzeldi.. Halen hatırlıyorum.. Hatırladığımda da "Berdan abimle kutlamıştık" diyorum.. Onun "İyi ki doğdun Nehir" diyerek şarkı söylemesi sürekli hatırımda..
Mumları söndürmeyi çok sevdim.. Annemden geçen haftalarda doğum günü pastası istedim.. Defalarca mumları yakıp yakıp üfledim.. Bence doğum gününün en eğlenceli kısmı..